Mahallelilerden Feryatlar


"Bent Yolunda Nato tesislerinin arka kısmında Gölbahçe’ye hafriyat kamyonları sürekli toprak döküyor. İnanılmaz bir kamyon trafiği var. Bunun sonucunda bazı sıkıntılar oluşuyor:

- Kamyonların saçtığı toz toprak yolda yürümeyi imkansız hale getiriyor. Aynı zamanda yağmur yağdığında, geçen kamyonlar üstümüze çamur sıçratıyor. Kamyonların tozunu soluyoruz. Hastalıklarımız arttı.

- Kalkan toz evimizin balkonuna giriyor. Balkona ne çamaşır asabiliyoruz ne de oturabiliyoruz. Evimizin camını açıp havalandıramıyoruz bile. Evimizde özgürce oturma hakkımız elimizden alınıyor.

- Kamyonların aşırı hızlı, dikkatsizce ve sorumsuzca yol alıyorlar. Karakola bildirdim, “savcılığa şikayet edin” dendi. Yol üstünde iki adet ilkokul var. Yolda yürüyen çocuklarımız var. Bunlar için büyük bir tehlike oluşuyor.

- Kamyonların tonajından dolayı yol bozuluyor. Kaldırımlar, logar kapakları parçalandı. Evimiz her kamyon geçişinde sallanıyor.

Bu sıkıntıları daha da arttırabiliriz. bu sıkıntılar yalnız benim değil, bir çok mahalle sakininin sıkıntısıdır."


"Ben ve ailem Bent Yolu'nda oturmaktayız. Beykoz Belediyesi‘nin ''hafriyat dökmek yasaktır.'' yazısına hiç aldırış edilmeden gün içerisinde yarım saatte en az 30-40 adet, ard arda üçer dörder hafriyat yüklü veya boş kamyon geçmektedir. Kamyonlar sabahın yedisinden akşamın yedisine kadar hız yaparak, dangur dungur geçmekteler. Kocaman yüksek tonajlı kamyonlar sebebiyle bütün Bent Yolu sakinleri evlerinin her dakika deprem olmuşcasına sallanmasından şikayetçidir. Bizler artık evlerimizde otururken sinir krizleri geçirmekteyiz, bu kamyonlar yüzünden ailecek çıldıracağız. Evlerimizin önüne araç parketmeye bile korkuyoruz, öyle hızla geliyorlar ki zar zor fren yapıp da durabiliyorlar. Gerçekten artık yaşayamıyoruz bu kamyonlarla. Dilerseniz bir gün evimize misafir olunuz ve en azından bizim 9-10 senedir çektiğimiz rezilliğe 15 dakikalığına şahit olunuz. Gösteriş olsun diye bir de kontrolcü konulmuş, bu kişi saatlerce o sokakta hiçbir iş yapmadan öylece oturmakta, ceviz ağacından ceviz toplamakla meşgul.

Bizim artık dayanacak halimiz kalmadı. Şikayetlerimiz senelerdir sürmekte. Artık ne yapacağımızı şaşırdık. Ne bitmez hafriyatmış, ne dolmak bilmeyen yermiş. Bent Yolu tozdan, topraktan, çamurdan yeterince nasibini aldı. Beykoz Belediyesi'ne defalarca derdimizi anlatmamıza rağmen hiçbir reaksiyon alınmadığını üzülerek belirtmek istiyorum. Bu işin arkasında kim ya da kimlerin olduğunu şahsen merak ediyorum. Zira, bu kamyonlar belediyeye ait değil.

Gölbahçe'ye dökülen bu moloz artıklarının legalmiş gibi gösterilmesi ve hâlâ bir çözüm bulunamaması çok vahim bir durum. Hiçbir şey can güvenliği ve sağlıktan öte değildir. Doğa katledilmektedir. Gölbahçe göçmen kuşların üreme yeriydi, artık onlardan eser yok. Pisliğin içinde oturuyoruz. Bunun peşinden gideceğiz ta ki bir çözüm yolu bulunana kadar."


"Canımıza tak etti artık, yeter. Göksu mahallesi sakinleri olarak bıktık artık. Evimizin camını açamıyoruz, balkona çamaşır asamıyoruz. Hanımımızı çocuğumuzu alıp yolda yürüyemiyoruz. İşe gidip gelirken kamyonların kaldırdığı toz toprağı egzoz dumanını yutuyoruz. Çocuğum üç yaşında, evde uyurken uçarcasına geçen kamyonların (sefer başına para alıyorlar da onun için hızlı gidiyorlar) salladığı evde korkuyla sıçrayarak uyanıyor. Hanım ve benim psikolojimiz bozuldu. Beykoz belediyesini aradım, "Bizimle ilgili değil" dediler; büyükşehir belediye çevre müdürünü aradık, sonuç yok; savcıya gittik, dilekçe yazdık, takipsizlik kararı çıktı; karakolu arıyoruz, polis “bizi aşıyor, emniyet müdürüne gidin” diyor; kaymakam keza öyle. Anlayacağınız biz de mahalleli olarak yeter artık dedik yolu kapadık, hanımlarımızla çoluk çocukla. Polis geldi bizi tutuklamakla tehdit etti. Daha sonra emniyet müdürü geldi, “Kavacık’ta emniyet müdürlüğü binası yapılacak, onun hafriyatı bu” dedi. “Buranın hafriyatı için gelen para ile bizde araba alacağız, azıcık sabır” dedi, ve yolun başına iki polis ve birde polis arabasını nöbetçi olarak koydu. Kanunun bekçisi, vatandaşın huzurunun koruyucusu polis, yasal olmayan bir izin kağıdı ile bu işi yapan kişilerin hafriyat kamyonlarını koruyor, vatandaşa karşı, orada yaşamaya çalışan vatandaşa karşı. Delirdim artık, çocuğumu alıp karakola gidip yatacağım. "


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder